Gavurgayı dövüp, gavut yapmadım

Karaman’la ilgili bir sitede “Karamanlı olma testi” başlıklı bir sayfada rastladım gavurgayı dövüp gavut yapmanın karamanlılara has birşey olduğuna. Benim bu yaşıma kadar Karaman’la ilgili genel kültürüm ise, yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlı iç anadolu bölgesinde yer alan Konya’dan hallice alabildiğine düz ilimiz olduğu ve “Karaman’ın koyunu sonra çıkar oyunu” ürkütücü atasözünden öteye gitmemişti. O nedenle merak ve heyecan içinde yola koyuldum. Hızlı tren, yolu neredeyse yarı yarıya kısalttı. Konya’dan aktarmalı tren yolculuğunun sonunda Karaman’a vardım. Karaman istasyonu Japonların Geyşa’sı bizdeki karşılığı Atıf Yılmaz’la tanıştığımız “Eğreti Gelin” filmindeki istasyona benziyordu. Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi’ndeki Linux Seminerine sponsor olan firmadan bir görevli istasyondan üniversiteye götürdü Mahmut Hoca ile beni.

Daha yeni gelişmekte olan üniversitenin İİBF fakültesi seminer salonu epey büyüktü. Yaklaşık 200 öğrenci ve idari personel seminere katıldı. İlk olarak, Mahmut Hoca, “Linux Nedir?” ve “Özgür Yazılım Felsefesi” konularından bahsetti. Sorular soruldu. Cevaplandı. Sonra öğle yemeği ve çay molası verdik. Molanın ardından seminer Ubuntu kurulumu ve masaüstleri ile devam etti. Ardından LibreOffice seminerine başladık. Sıra LibreOffice’e gelince sayı biraz azaldı. LibreOffice hakkında genel bir giriş yaptıktan sonra, en fazla ihtiyaç duyulan işlemleri uygulamalı olarak gösterdim. Katılımcıların LibreOffice’e göç konusunda en tedirgin oldukları konu, Microsoft Office biçemleriyle OpenDocument biçemleri arasındaki uyumsuzluk problemleri. Örneğin, Word’de hazırlanan bir dosyanın LibreOffice’te açıldığında tablolarının kayması gibi bir durum ile karşılaşılabiliyor. Şu adreste‘de .odt ve .docx arasındaki uyumsuzluklar listelenmiş. Uyumsuzlukluk problemlerini, (eğer üzerinde değişiklik yapılması istenmeyen bir doküman gönderilcekse) pdf biçemine çevirerek ya da doküman üzerinde elle değişiklik yaparak aşabiliriz. Onun dışında linux üzerinde çalışan başarılı bir converter programına rastlamış değilim. Özellikle doküman trafiği yoğun kurumlar için özgür ofis yazılımı olan LibreOffice’e göç konusunda en kritik nokta, uyumsuzluk problemleriyle nasıl başa çıkılacağıdır. Onun haricinde kullanım ve işlev bakımından güçlü bir ofis paketini kullanmamak için hiçbir neden bulunmamaktadır.

Gezi kısmına geri dönecek olursak vakit darlığı nedeniyle yine Karaman’ı tanıma fırsatım olmadı (tren garı-üniversite-otogar üçlüsü arasında gittim ve döndüm). Akşamüstü Karaman’dan Konya’ya aktarma yaptım. Hızlı tren umuduyla gittiğim Konya’da 1 saat sonraya otobüs bulabildim. Elimde gevrek ve hurma şekerleriyle Ankara’ya döndüm.